Dramatik Bir Bilim Kurgu: Another Earth

Dramatik Bir Bilim Kurgu: Another Earth

İlk adımını kısa filmler ile atan Amerikalı yönetmen Mike Cahill, aynı zamanda senarist, editör ve yapımcı olarak birçok proje hayata geçirmiştir. Yönetmen ve senaristliğini yaptığı Boxers and Ballerinas (2004) ve King of California (2007) filmlerinden sonra sanatçı asıl büyük başarısını 2011 yılında Another Earth ile kazanır. Daha sonra 2014 yılında I Origins ile kendisini daha geniş bir kitleye tanıtır. 2016 yılında yönetmen koltuğunda oturduğu The Path ve The Magicians filmlerinden sonra henüz vizyona girmemiş ve önümüzdeki senelerde yayınlanacak olan 4 filmi daha bulunuyor.

Another Earth'i incelemek istememin sebebi ise sanatçının hem görüntü yönetmeni hem senarist hem yapımcısı olduğu ilk filmi olması ve tabi ki konusu. Alışkın olduğumuz bilim kurgu filmlerinden çok başka bir yerde olan, bol dram içeren, insanı epey bir düşündüren ve sorgulatan ve sanatçının imzasını hemen tanıyacağımız eşsiz bir film. 

İlhamını 1969 Apollo 11'den alan yapım, bilim kurgu filmlerinde sıkça gördüğümüz efekt bolluğundan uzakta minimum düzeyde sunduğu görsel şölen ile bile takdiri hak ediyor. Melankoli ve uzayın ilginç bir birleşimi olarak tanımlıyorum ben bu kareleri. Zaten filmi keşfetmem de aynı bu şekilde denk geldiğim sahneler sebebiyle oldu. Görür görmez hayran kaldım.

another earth film

Konusuna değinmek gerekirse; gökyüzünde zamanla büyüyen bir cisim fark eden insanlık yıllar sonunda bunun yeni bir gezegen olduğunu keşfeder. Gezegenin en ilgi çeken noktası ise Dünya'ya oldukça benzemesidir. Hem bu bilimsel keşif ile hem de baş karakter Rhoda'nın yaşantısı ile izleyiciye ayna görevi tutar Cahill. 

Yaptığı bir hatadan dolayı oldukça zor zamanlar geçiren Rhoda'nın ruhsal durumu ve vicdanı ile yüzleşmesine tanıklık ederiz. Aslında izleyici büyük sürprizlerle karşılaşmıyor olsa da zaten aksiyon kaygısı olmayan filmde heyecanın sürekli korunduğunu söyleyebilirim. Çünkü sürekli bir düşünme ve üretme halindeyiz. 

Bizim aynımızdan bir tane daha olsaydı ne hissederdik? Neleri değiştirmek isterdik? 

Mevlana'nın dediği gibi: "Gerçek, Tanrı’nın ellerinde bir aynaydı. Sonra düştü ve parçalara ayrıldı. Herkes ondan bir parça aldı ve ona bakınca gerçeği gördüğünü düşündü."

İşte uzun yıllar kitaplarda, filmlerde, deyişlerde işlenen bu "yansıma" üzerine kurulan film "insan her zaman kendini görür" fikrini adım adım işler izleyicinin beynine. Hayatımızdaki ve zihnimizdeki kırılma anlarına, varoluş sancılarına, kendimizi keşfetmeye, aşka, vicdana ve anlamlandırmaya değinen film sadeliğinin yanı sıra oldukça şiirsel bir tatta.

Teması, değinmek istenen nokta, görsel efektleri ve müzikleri ile izleyiciyi hayal kırıklığına uğratmayacak olan yapımı bilim kurgu türünde izlemektense bağımsız film olarak seyreylemek en güzeli. 

Filmin son sahnesi ise gerçekten zirve diyebiliriz. Kafamızın ardında olanlar, neyi görmek istediğimiz, başımızı nereye çevirdiğimiz... Benliğimizle baş başa kalmak ve ihtimalleri düşünmek biraz huzursuzluk yaratsa da filmin etkisinden çıktıktan sonra daha iyi hissedeceğinize eminim. Kim bilir belki yarın ikinci bir Dünya bulunur. Biz en iyisi hazırlıklı olalım.

İyi seyirler dilerim.

  • Yaşamımız boyunca biz biyologlar, küçük ve çok daha küçük şeyleri incelemeyi başardığımızda hayretler içinde kaldık. Ve astronomlar gece karanlığında çok daha uzaklara, zamanda geriye ve uzayda ileriye gittiler. Ama tüm bunlardan çok daha gizemlisi ise ne küçük ne de büyük şeylerdi. Gözümüzün önünde olan bizlerdik.
    Kendimizi tanıyabilir miyiz? Ve eğer bunu yapabilseydik o kişinin kendimiz olduğunu bilebilir miydik? Kendimize ne derdik? Kendimizden ne öğrenirdik? Kendimize dışarıdan bakabilsek gerçekten de ne görmeyi isterdik?
  • 13 milyar yıldan daha eski olan Kozmos’un o devasa tarihinde Dünya bir yerlerde kopyalanmış. Ama belki de bu Dünya’yı görmenin yeni bir yolu vardır. Küçücük bir değişim bile olsa onlar buraya bakarken sen başka bir yöne –oraya- baksan,  belki de her şey birden değişir ve şunu merak etmeye başlarsın: Başka neler değişmiş olabilir? Pekala, birisi şunu diyebilir; senin birebir aynadaki yansıman aniden kırıldı ve yeni bir gerçeklik oluştu. Ve işte orada bir fırsat ve bir gizem yatar. Daha başka ne var? Yeni ne var? Şimdi ne olacak?

Film müziklerine buradan ulaşabilirsiniz.

Özgün İçerik


Yaren Ezgi Şen

TOBB ETÜ - Türk Dili ve Edebiyatı

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.